belki biraz masumgözlerinin kokusubelli ki kuşlar titretiyor kirpiklerinikondukça geçtiğin yollar sevmek kadar kutsalvemucizeyi muhtemel kılar dudağındaki ihtimalkonuştukça söyle sen de yandın mısözlerine kandın mıoldu...
Ellerimden gitti kokusu ellerininKalmadı saçlarımda ılık nefesinNe sen dalgın bakıyorsun Kınalıada’yaNe ben solgunum tren raylarındaŞimdilik bu kadar rengi İstanbul ' unYollar var sana gidilecekBanaysa takvimler...
istanbuldaydıksiz ve benkapımızda eski bir telaştıyalnızlıksiz biraz adalardınız çekingenve uzaktan biraz da-nedensiz dönüp duran yelkovan mı nazlıyoksa pek mi mahzun yüreciğinizde kuşlar-kaygılı akşam üzerlerindegurubun rengi...
küçük bir çocukyalnızdır aslında kimi zaman mahmur bir aynadagülümser eksik dişlerinin sessiz dolduruşunda şahsiyetieskikırıksırıdökülmüş o mahut aynanın sırrıki müsamaha dilde kalmış ezgin bir türkü gibi...
hiçbiryazıdayok yalnızlığın yalnız kimsenin bilmediğidiryazıbilinsin istenen durulayabilir misin suyu/aksın hadi/ bu senin yolculuğunyolun uzun/hedef0. hiç bir içindekilerde olmayan şey... o işte1.yolda kalmak/"yarı değil"/hevesşevkheyecankabuldirençbusensinkaf kef-esinde-sin o...